Günlük – 09 Ekim 2009

Günlük – 09 Ekim 2009

Dün gece müthiş bir teknoloji keşfettik. Cep telefonunda bir devrim. Biz ona 6G teknolojisi adını verdik. Vatana millete hayırlı olsun. Şimdi nedir 6G diye homurdandığınızı duyuyorum şöyle ki ; Evde yada işyerindesiniz, önünüzde bir pc var ve karşınızdaki ile görüntülü konuşmanız gerekir. Hemen pc de kulaklık ve mikrofon ararsınız. Ve eğer bunlar yoksa iş yatar. Bu 6G teknolojisi işte tamda burada devreye giriyor. Sınırsız hatta sahip bir cep telefonu teknolojimizin ana maddesi. Mikrofonsuz, kulaklıksız pc ile sınırsız konuşmaya sahip telefon birleştiriliyor ve açılan msn sayfasında elinde telefon karşılıklı muhabbete geçiliyor. 6G sevenlere hayırlı olsun. Hem sesini duyayım, hem o beni, duysun ama aradaki mesafeler yakınlaşıp yüzünü de göreyim derseniz sizede tavsiyem bu 6G teknolojisini deneyin.

Sabah erkenden promosyon fuarına gittim. Saolsun İbrahim Ethem Ayaz beni yalnız bırakmadı. Fuarda katılımcı profili pek değişmemiş. Ancak yıllardır takip ettiğim firmaların fuar alanında aldıkları yerlerin büyümesinden o sene işlerin nasıl gittiğini takip edebiliyorum. Bu sene sanırım promosyonda kristal, cam hediyelikler boy gösterecek. Önceki senelere göre çok fazla artış sağlamış kristal promosyon firmaları. Sabah erken gittiğimizden midir bilmem ziyaretçi sayısı pek bir düşük geldi bana.

Cuma namazını Beyazıt camiinde kıldık. Eylem meydanı Beyazıtta. İstanbul’un en sevdiğim mekanı, bana aşkı, sevdayı, eylemi, direnmeyi, kazanmayı ve kaybetmeyi anlatan bu meydanda bir eyleme daha katıldım ardından. Güzel insanlar ve portaldan dostlarım Fatih Kanlı, Adem Doğan, Eser Gedik, Murat Karaerkek, Bahtiyar Aslan, Mustafa Saraç, Ali Yener ve İbrahim Ethem Ayaz’la adımladık meydanın taşlarını avazımız çıktığı kadar ” Kahrolsun İsrail “ sesleriyle. Türkiye’nin en büyük gençlik örgütü dediğimiz ama bugün büyüklüğünün sadece şehir efsanelerinde kaldığı Anadolu Gençlik Dergisinin çağrısıyla meydanın küçük bir kısmını doldurabilen bir avuç inanmış gençle birlikte Mescidi Aksa’ya selam yolladık. Milli Gençlik Vakfında bizlere “Genç İnancı ve İdeali Uğruna Fedakarlık Yapabilendir “ diye öğretmişlerdi, ancak bize bunu öğretenler inançsız ve idealsizce terk edince davalarını ve gönüldaşlarını yerine yetiştirilen gençler arafta kalmış gibi oldular. Ne eylem nede inanç ruhu taşımayan bir garip genç kitlesi kaldı AGD’nin omzuna. Ve işte dün o kalan bir avuç insanla yanyana saf tuttuk yeniden o güzel eylem meydanında.

Eskiden Saadet Partisini, Anadolu Gençliğin yanında görürdük her eyleminde, ama dün onlarda yoktular. SP İl Başkanı, İl yönetimi, İlçe Başkanları neredeyse kulaklarını tıkamıştı bu eyleme. Türker Saltabaş, Hasan Hüseyin Öz dışında SP ilden kimseye rastlamadım dersem yalan olmaz. Belkide vardılar ama ben göremedim. Eğer öyleyse haklarını helal etsinler ama tablo şu ki Saadet partisi de bu eylemde yalnız bıraktı AGD yöneticilerini. SP’nin AGD’nin yanında yer alması gerekirken böylesine vurdumduymaz tavırlar sergilenmesi çok acı. 

Günün akşamını da Tayfun Sinan ile geçirdim. Hazırladığımız e-ticaret sitesinin son düzenlemelerini yapmak üzere Mecidiyeköy’de buluştuk Tayf ile. Ama bir bilgisayarcıdan ancak internete girememesi beklenir. Yine bir bilgisayarı internete bağlamayı beceremedi. Ne zaman bir bilgisayarcının bilgisayarda işlerini sorunsuz çözdüğünü göreceğim yaa. Beceriksiz işte. Malesef yapmamız gereken hiçbişeyi yapamadan ayrıldık. Bende oradan Cesi Dayı ile buluşmak üzere metrobüse atladım. Avcılara kadar süren yolculuğumda geçen gün Erdek’te almış olduğum “Çingeneler” kitabını bitirdim. E-ticaret sitemiz için gereken yazıcıyı Cesiden teslim alarak evin yolunu tuttum.

Yoğun bir gün, yoğun bir tempo ve ağrıyan bir bel…

Tevfik YAZICILAR 

09 Ekim 2009

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.