Günlük – 18 Ekim 2009

Günlük – 18 Ekim 2009

Bekir AKSU’nun ev taşıma ihtiyacı tutmuş. Anlaşılan Toki ve Kiptaş’ın İstanbul’u talan etmesiyle başlayan ucuz ev furyası kiracıları ev sahibi yaptıkca kiralık evler çoğalacak ve böylece Bekir gibi uyanıklarda daha ucuz evlere anında taşınacaklar.

İstanbul’a en büyük ihanetlerden birine imza atan Toki ve Kiptaş istanbul’u şantiye alanına çevirerek ucuz ev üretip sattıkca Anadolu’dan boşalan köyler İstanbul’da hayat bulmaya devam edecekler. Hilkat garibesi beton yığınları peydahlayan bu iki kurum göz göre göre İstanbul’u yaşanmaz hale getiriyorlar. Nüfusun her geçen gün artmasına neden olan bu yapılar ne yazık ki fakirin umudu olmuş durumda. İstanbul’u katlediyorlar. Her dikilen toplu konut göçün habercisidir. Her atılan kat İstanbul trafiğine yeni bir araçtır. Her katta yaşayanlar İstanbul okullarına 3-5 öğrencidir. İstanbul’un suyu yetersiz, kanalizasyonu yetersiz, havası bakımsız diye yırtınan yetkililer bu her bina ile kendilerine muhalifler. Elbette ucuz ev sahibi insanlar oluşturup siyasi rant elde etme hevesleri var, ama bunu İstanbul’a hançer sokarak yapmasalardı keşke.

*****

Akşam AGD tarafından hazırlanacak olan 31 Aralık Mekke’nin Fethi ve Gençlik Şöleni programının hazırlık komisyonuna davet edildim. İnşallah Esenler de muhteşem bir program hazırlanıyor. Henüz TV5 tarafından bir program yapılıp yapılmayacağı belirlenmediğinden yapacağımız programın ana hatlarını tartışarak, içerik hakkında ön hazırlığımızı yaparak TV5 den gelecek yanıta göre hareket etmek üzerine toplantımızı sonlandırdık.

Aslına bakarsanız; Yılbaşı akşamına alternatif böyle programların düzenlenmesini doğru bulmuyorum. Kabul etmediğiniz, reddettiğiniz bir güne alternatif oluşturmak doğru bir yaklaşım değildir. Hele ki böyle bir geceyi rant kapısı haline getirmek tamamen yanlış bir tutumdur. İlk yıllar Türkiye’deki özellikle de İstanbul’daki ahlaki dejenerasyona tepki olarak düzenlenen bu programlar ne yazık ki günümüzde 100-50 YTL karşılığı biletleri satılan, şans çekilişleri ile süslenen, bay-bayan karışık ilahi grupları ile gösteri yapan, katılımcıların eğlenmesi için türlü türlü ihtivalar içeren alternatif yılbaşı etkinliklerine dönüşmüş durumda. Yıllardır görevlerim nedeniyle katılmak zorunda kaldığım bu programlarda sağıma soluma baktığımda ne bir yeni yüzle karşılaşıyorum nede yılbaşı akşamını evinde, arkadaşları ile eğlenerek geçirmekten vazgeçerek buraya gelmiş bir kimse ile. Zaten yılbaşı kutlamayan ve bu kutlamaların yanlış olduğunu bilen insanların bir araya toplanıp adı yılbaşı olmayan bir eğlence programında yer aldıklarını görmekteyim. Bu tür programların bizlere bir faydası olmadığını artık anlamamız gerekir sanırım.

Tevfik YAZICILAR 

18 Ekim 2009

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.