Milli Gazete’nin Tutarsızlıkları

Milli Gazete’nin Tutarsızlıkları

Milli Görüşün kurumları arasında bir tutarsızlıktır aldı başını gidiyor. Bir kurum birşey söylerken diğeri hemen onu yalanlar gibi söylediklerinin tersini yapıyor. Koordinasyonsuzluk almış başını gidiyor.

16 Nisan 2011 Cumartesi günü Saadet Partisi İstanbul Teşkilatı Suriye’de meydana gelen olayları Suriye Konsolosluğu önünde protesto ediyor ve Suriye Halkının yanında olduğunu dile getiriyor. Hatta İl Başkanı Selman Esmerer basın açıklamasında Suriye halkının yıllardır devam eden zulüm düzenine karşı hak taleplerini ortaya koyduğunu belirterek, karşılığında halkın zalimce müdahale ile karşılaştığını dile getiriyor. Ardından da Beşşar Esad’a seslenerek “Halkın haklı taleplerine kulak ver. Zulüm ile abad olunmaz. Zeynel Abidin ve Hüsnü Mübarek önündeki en büyük örnekler olarak duruyor. Bu şekilde devam edersen sonun onlar gibi olacaktır.” diyor.

Buraya kadar her şey normal. Zalimin karşısında duran ve zalime zulmunü durdurmasını söyleyen Milli Görüşün bir kurumu üzerine düşeni yapıyor.

Ancak 18 Nisan 2011 Pazartesi günü Milli Görüş’ün bir diğer kurumuna ait yayın organı olan Milli Gazeteyi eline alanlar Beşşar Esad’ın yarım sayfa boyunca aklanmaya çalışıldığı bir haberle karşılaşıyor. Dış Haberler başlığı altında verilen haberde Beşşar Esad ” Bağımsızlığımız düşmanın hoşuna gitmiyor” diyerek sanki iki gün önce protesto edilen o değilmiş gibi neredeyse savunuluyor. Reformlarla halkı anlamaya ve eksiklikleri gidermeye çalışan bir kişilik olarak tanıtılan SP’nin basın açıklaması ile tanıtılan Beşşar Esad arasında bağlantı kurmak ise neredeyse imkansız.

Kısacası bağımsız bir Suriye oluşturmaya çalıştığı için dış güçlerin hedefine oturtulan Beşşar Esad profili ile zalim Beşşar ESAD profili ikilemi bende Milli Görüş kurumları arasında koordinasyon bozukluğu olduğu izlenimini oluşturdu. Yoksa neden her Milli Görüşcünün dünyadaki olayları yorumlarken ilk kaynak alması gereken yer olarak bizlere öğretilen Milli Gazete dış haberlerde yarım sayfayı bir zalimi aklamaya çalışarak heba etsin ki. Yada Milli Görüşcüler Suriye’de gerçekleşen bu zulümleri değerlendirirken bağımsız bir Suriye dış güçlerin hoşuna gitmediği için bu olaylar çıkmış diye yorumlasın diye bu yarım sayfa heba edilsin ki.

Belki de bir denetleme mekanizmasının eksikliğidir bu kurumlar arası karmaşa. Ne dersiniz ?

Tevfik YAZICILAR
18 Nisan 2011

 

Milli Gazetedeki ilgili haber için TIKLAYIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.