Yatay Zekai: Bazı Hikâyeler Yerinden Hiç Kalkmaz
Teknoloji Çağında Çocuklar İçin Sıra Dışı Bir Sorgulama: Yatay Zekai
Çocuk edebiyatının ödüllü ve üretken kalemlerinden Serhan Kansu, küçük okurları yapay zekâ, konfor ve insan kalabilmenin özü üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın kaleme aldığı ve Berk Öztürk’ün eşsiz çizgileriyle hayat bulan “Yatay Zekai: Bazı Hikâyeler Yerinden Hiç Kalkmaz” adlı yeni çocuk kitabı, mayıs ayında Elma Çocuk etiketiyle raflardaki yerini aldı. 7 yaş ve üzeri (1, 2 ve 3. sınıf) okur kitlesine hitap eden bu masalsı öykü, renkli ve cıvıl cıvıl dünyasının altında büyük küçük herkesin zihnini kurcalayacak felsefi bir soru barındırıyor.
Düşünmeyi Ekrana Bırakan Bir Çocuğun Dünyası
Öykünün başkahramanı Zekâi, konforuna son derece düşkün, düşünmeyi, karar vermeyi ve hareket etmeyi pek sevmeyen bir çocuktur. Zekâi’ye göre yorulmaya hiç gerek yoktur; çünkü aklına gelen her türlü soruya anında cevap veren yapay zekâlı dijital bir ekranı vardır. Ne hissetmesi gerektiğinden neyi izleyeceğine, hatta çevresindeki insanlardan kimi daha çok sevmesi gerektiğine bile bu ekrana bakarak karar verir. Günlerini yerinden hiç kalkmadan, tamamen dijital bir yönlendirmeyle geçiren Zekâi için her şey yolundadır; ta ki bir sabah içinde tuhaf bir gerilim, sanki gerilen yayların tıkırtısını hissedene kadar. İçindeki bu ani değişime anlam veremeyen kahramanımız, ekrana dönüp akıl dolu yeni bir soru yöneltir: “Peki ya bol sarımsaklı mantı yiyebilir miyim?”
Dijital Okuryazarlık ve Öz Düzenleme Üzerine Masalsı Bir Deneyim
“Kim Olduğumuz” ana teması etrafında şekillenen kitap; yapay zekâ, teknoloji, iletişim, bilim ve sanat gibi çağımızın en dinamik kavramlarını çocukların algı dünyasına uygun bir dille tartışmaya açıyor. Çocuklarda dijital okuryazarlık, karar verme becerisi, felsefi sorgulama ve öz düzenleme gibi yetilerin gelişmesini destekleyen metin; aynı zamanda merak, yaratıcılık ve sorumluluk gibi temel değerleri aşılıyor.
Serhan Kansu, okurlarına eğlenceli ve gizemli bir evren sunarken arka planda, “İnsan, düşünmeyi başkasına bıraktığında geriye ne kalır?” sorusunun peşine düşüyor ve okuyucuyu sürpriz bir sonla baş başa bırakıyor. Elma Çocuk tarafından birinci basım olarak 3000 adet basılan, 36 sayfalık tamamen renkli ve kaliteli kitap kâğıdına sahip bu kuşe tadındaki karton kapaklı eser, 160 TL cazip satış fiyatıyla minik kitapseverleri hem eğlendirmeyi hem de düşündürmeyi bekliyor.
KİTAPTAN
Zekâi gözlerini açtı ve her sabah olduğu gibi “Sistem başlatıldı” dedi. O an yan tarafta bir ekran belirdi. Odanın ışıkları yandı, televizyon açıldı.
Zekâi, her gün olduğu gibi, hiçbir şey için acele etmedi. Çünkü ona göre her şey zaten olması gerektiği gibiydi.
Neye ihtiyaç duysa, neyi merak etse bu yapay zekâ ekranına soruyordu. Bir tür akıllı bilgisayar olan cihaz da yanıtlıyordu. Hatta Zekâi nasıl hissettiğini bile ondan öğreniyordu. Böylece kendisi hakkında düşünmesine hiç gerek kalmıyordu.
***
Günler geçti. Zekâi hep aynı yerde kaldı. Bazen odasının kapısı açılıyor, biri gelip üzerini düzeltiyordu. Bazen başının altı kabartılıyordu. Biri yanına oturuyor, sonra kalkıyordu. Zekâi artık soru sormuyordu. Genellikle hemen yanında duran bir adama, başka bir adam sorular soruyordu:
“Bu rahat mı? Çok mu yumuşak?Buna alışılır mı?”
Bir gün odasına tanımadığı bir aile geldi. Sesler farklıydı. Anne konuştu, “Tam aradığımız gibi” dedi. Baba ekledi, “Çok sessiz, güzel.” Sonra bir çocuk yaklaştı. Üzerine çıktı. Zekâi irkildi ama yerinden kıpırdayamadı.
“Adı ne?” diye sordu çocuk. Ailenin yanında duran bir başka adamdan ses duyuldu, “Bu modelin adı Zekai. Kendisine bağlı olan bu ekranla sizin yerinize düşünür, alışkanlıklarınızı öğrenir, sizi tanır ve ekrana yansıtır.”
Çocuk, “Baba, alalım!” diye bağırdı.
***
Ertesi sabah Zekâi başka bir yerde gözlerini açtı. Bu odayı tanımıyordu. Ama yine her sabah olduğu gibi, “Sistem başlatıldı” dedi. Ardından tam karşısındaki dolaba monte edilmiş aynayı fark etti. İlk kez bir ayna görüyordu. Ona baktı. Yastıktan kafası, rulo kırlentlerden kolları hatta battaniyeden bacakları vardı. Öylece uzanmış, odanın ortasında yatıyordu. Hemen yanındaki ekran ise bir kabloyla bazasına bağlanmıştı.
Yazar Hakkında :
Serhan Kansu İstanbul’da dünyaya geldi. Lisans eğitiminden önce özel bir akademiden tiyatro oyunculuğu ve yönetmenliği ile metin çözümleme eğitimi aldı. Aynı yıllarda diyalog yazarlığı, tiyatro yönetmen yardımcılığı ve tiyatro oyunculuğu yaptı. İstanbul Maltepe Üniversitesinde %100 bursla Felsefe bölümünde okudu.
Aynı bölümde Çocuklar İçin Felsefe, Felsefe Edebiyat İlişkileri ve Felsefi Danışmanlık eğitimi de alan Serhan Kansu’nun üniversitede yazdığı ve yönettiği ilk tiyatro oyunu “Sokrates’in Kontörü Biterse” oldu. Lisans bitirme projesini “Philosophy For Children” (P4C-Çocuklar için Felsefe) üzerine hazırlayan Kansu, üniversiteden sonra P4C Çocuklar İçin Felsefe Eğitmen Eğitimi de alarak konuda uzmanlaştı.
Geçmişinde reklam ve metin yazarlığı, gazetecilik ve senaryo yazarlığı da bulunan Kansu yazmanın pek çok alanında ürün verdi. Serhan Kansu’nun çocuk, genç ve yetişkin hikâye, deneme, şiir, eğitim, tiyatro oyunu ve felsefe kategorilerinde kitapları, tiyatro oyunları ve gölge oyunları bulunmakta.
Yazar, P4C uzmanı ve oyuncu Serhan Kansu; bugüne kadar düzenlediği atölye çalışmaları ve eğitimleriyle binlerce çocuk, yetişkin ve gençle bir araya geldi. Kansu Türkiye’den katılımların yanında; İngiltere, Almanya, Fransa, Azerbaycan, Amerika ve Avustralya gibi ülkelerden de katılımlarla etkinlikler ve atölyeler düzenledi. Kansu, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yetişkinler için ayrı çocuklar için ayrı olmak üzere Felsefe, Çocuklar İçin Felsefe, Yaratıcılık ve Yazarlık konularıyla etkinlik düzenlemeye, eğitim vermeye ve sinema kulvarında da oyunculuğa devam etmekte.
Altsayfa sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



Yorum gönder
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.