×

Tarihin Döşediği Raylarda Yarım Kalan Bir Sevda: “Batia”

Batia

Tarihin Döşediği Raylarda Yarım Kalan Bir Sevda: “Batia”

Tarihin Döşediği Raylarda Yarım Kalan Bir Sevda: “Batia”

Gazeteci, yazar ve televizyon programcısı Faruk Aksoy, tarihsel gerçekliklerle yoğrulmuş derin bir aşkı odağına alan yeni romanı “Batia” ile okurların karşısına çıkıyor. Destek Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan 296 sayfalık eser; Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden Birinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı yıllarına uzanan çalkantılı bir atmosferde, iki farklı dünyanın insanı arasında filizlenen yarım kalmış bir sevdanın izini sürüyor. 400 TL satış fiyatıyla edebiyatseverlerle buluşan çalışma, gerçek şahsiyetler ve tarihî hadiseler etrafında örülen kurgusuyla dönemin ruhunu etkileyici biçimde yansıtıyor.

Hicaz ve Bağdat Raylarından Heidelberg Sokaklarına

Romanın ana ekseninde, Osmanlı topraklarını baştan başa örecek demiryollarının yapımında başmühendis olarak görev alan Alman Heinrich August Meissner ile Heidelberg’de küçük bir terzi dükkânında hayatını sürdüren evli bir Yahudi kadın olan Batia’nın yollarının kesişmesi yer alıyor. İki imparatorluğun hayallerini, Hicaz ve Bağdat hatlarıyla İstanbul’dan Şam’a, Medine’den Bağdat’a bağlamaya çalışan Meissner’in yolu, Heidelberg’de karşılaştığı Batia ile tamamen değişiyor. Birlikte geçirilen kısacık zamanın ardından geride iki bakır bileklik, ulaştırılması imkânsız mektuplar ve bir ömre yayılan derin bir hasret kalırken; Meissner inşa ettiği kızgın çöl raylarında meğer kendi kaderini yazdığını fark ediyor.

İmparatorlukların Yıkılışında Sınırları Aşan İnsan Hâlleri

Viyana’dan Prag’a, Dersaadet’ten Mezopotamya’nın kadim çöllerine kadar uzanan geniş ve sinematografik bir coğrafyada ilerleyen anlatı, yalnızca tarihsel olayları kronolojik olarak sıralayan bir dönem metni olmanın çok ötesine geçiyor. Faruk Aksoy’un gazetecilik refleksinden beslenen detaycılığı ve şiirsel üslubu; yaklaşan cihan harbinin ayak sesleri, büyük siyasi hesaplar ve çöken imparatorlukların gölgesinde kalan kayıpları, vicdanı, aidiyeti ve bireyin kendi seçimleriyle yüzleşmesini görünür kılıyor. İnsanları kavuşturması umuduyla döşenen demiryollarının zamanla sevenleri birbirinden koparan acımasız bir tarihin şahidine dönüştüğü roman, tarihin kayda geçirmediği duyguları edebiyatın inceliğiyle kayda alıyor.


Altsayfa sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.