Namık Kemal’in Cezmi’si Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

NAMIK KEMAL’İN CEZMİ’Sİ, AYRINTI YAYINLARI’NIN TÜRKÇE KLASİK DİZİSİNE EKLENDİ! 

Namık Kemal’in Cezmi adlı romanı, Prof. Dr. Mehmet Kanar tarafından yayıma hazırlanan yeni baskısıyla Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı. Yeni Türk edebiyatının ilk tarihi roman örneklerinden biri olan Cezmi, 16. yüzyıl Osmanlı-İran ilişkileri odağında, vatansever asker Cezmi’nin hikâyesini anlatıyor. Oldukça sanatkârane üslûpla yazılan; metin aralarına Farsça, Arapça, Türkçe beyit ve şiirlerin de serpiştirildiği romanı aslına sadık kalınarak yayıma hazırlayan Prof. Dr. Mehmet Kanar, yeni basımda yer verdiği parantez içi açıklamalar ve notlandırmalarla eserin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlıyor. 

Ayrıntı Yayınları’nın bugüne kadar Sabahattin Ali, Halid Ziya Uşaklıgil, Namık Kemal, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Mehmet Rauf, Ahmet Rasim, Cemil Süleyman, Selahattin Enis ve Samipaşazade’nin eserlerini yayımladığı Türkçe Klasik dizisi, Namık Kemal’in Cezmi adlı romanıyla devam ediyor.

On bir fasıldan Cezmi adlı roman, on altıncı yüzyıl Osmanlı-İran ilişkilerinin bir bölümünü Peçevî Tarihi, Hammer Tarihi gibi tarih kaynaklarından da yararlanarak masaya yatırmaktadır. Tarihi şahsiyetlerin oluşturduğu iyi ve kötü karakterlerin mücadelesinde kazanan tarafın iyi karakter olduğu ve bir ideoloji romanı olarak tanımlanabilecek Cezmi’de ağırlıklı olarak vatan sevgisi teması işlenmektedir. Namık Kemal, romanda geçen at binme, okçuluk ve cirit sahnelerinde, Kars’ta geçirdiği yılların hatırasını tekrar yaşatmaktadır.

Doğu dilleri ve Türkoloji üzerine çok önemli çalışmaları bulunan Prof. Dr. Mehmet Kanar tarafından eserin aslına sadık kalınarak yayıma hazırlanan çalışmada, bütün Farsça tamlamaların ve anlaşılması güç kelimelerin gü­nümüzdeki karşılıkları köşeli parantez içinde italik olarak verilirken açıklanması gereken yerler de dipnotlarda belirtiliyor.

NAMIK KEMAL HAKKINDA

Namık Kemal (1840-1888) Vatan ve hürriyet şairi, dava adamı, edip, yazar, gazeteci.

21 Aralık 1840 tarihinde Tekirdağ’da doğdu. Çocukluk hayatı, dedesi Abdüllatif Paşa ailesi yanında geçti. 1848 yılında annesinin ölümü üzerine öksüz kaldı. İlk on yedi yılı dedesinin memuriyetleri dolayısıyla memleketin birçok yerini dolaşmakla geçti. Afyon’da Farsça öğrenmeye başladı. Bu arada Mevlevilikle tanıştı, sema çıkardı. İstanbul’a dön­dükten sonra Beyazıt Rüşdiyesi ve Vâlide Mektebi’ne verildi. Dedesinin tayini üzerine Kars’a gitti. Burada tasavvuf ve edebiyat dersleri aldı; Sünbülzade Vehbi, Nabi gibi şair­leri okudu, küçük şiir denemelerine girişti. Bu arada binicilik, av ve cirit gibi sporlarla ilgilendi. Bunu Sofya’daki çevre ediniş dönemi izledi. Şiirlerinde Nâmık mahlasını al­dıktan sonra nazireler yazmaya başladı. Burada evlendikten sonra önce Edirne’ye, sonra İstanbul’a döndü. Gümrükte ve Tercüme Odası’nda görev yaptı. Fransızca dersleri aldı. Bu dönemde kendini şair olarak tanımlayan Namık Kemal’in edebiyat çevresi genişledi. Ziya Paşa, Leskofçalı Galib ve Hersekli Ârif Hikmet ile tanışarak Encümen-i Şuara’ya girdi. Şinasî’nin Tasvîr-i Efkâr gazetesinde yazı yazmaya başladı. Şinasi’nin etkisiyle si­yasi ve sosyal meselelere yöneldi. Montesquieu’dan çeviriler yaptı. Şinasi’nin 1865 yılın­da Paris’e kaçmasından sonra Tasvir-i Efkâr’ı kendi başına çıkardı. Maarif ve kadınların okutulması meselesi üzerinde durdu. Sert eleştirileri üzerine hükümetle arası açıldı. 1867 yılında Erzurum’a vali yardımcısı olarak tayin edildi. Ancak göreve başlamadan Ziya Paşa ile birlikte Avrupa’ya kaçtı. Ali Suavi de bunlara katıldı. Paris’te Şinasi’nin yanına gittiler. Ziya Paşa ile birlikte Londra’ya geçti. Burada çıkarılan Hürriyet gazetesinde kuvvetli bir muhalefet cephesi oluşturdu. Meşrutiyet ve reformları savundu. İstanbul’a döndükten sonra gazetecilik faaliyetlerini sürdürdü. Midhat Paşa tarafından 1872 yılın­da Gelibolu mutasarrıflığına atandı. Kısa süren bu görevden sonra İstanbul’a döndü. İbret gazetesinde yazılarını yayımladı. Bir taraftan da Vatan yahud Silistre’yi bitirdi. Eseri sahneye kondu ve olumlu geri dönüşler aldı. Ancak yönetim tarafından tutuklanarak Magosa’ya sürgüne gönderildi. Birçok eserini sürgün döneminde kaleme aldı. 1876’da af çıkması üzerine İstanbul’a geldi. Kanun-i Esasi komisyonunda görev aldı. Midhat Paşa’nın sürgün edilmesinin ardından o da Midilli’ye sürüldü. Celaleddin Harzemşah ile Cezmi romanlarını burada tamamladı. Midilli’den sonra Rodos mutasarrıflığına atandı. Oradan Sakız’a geçti. Sağlığı bozulsa da başladığı Osmanlı Tarihi’ni yazmaya devam etti. 2 Aralık 1888 tarihinde zatürreden vefat etti. Naaşı Gelibolu’ya getirilerek Süleyman Paşa türbesinin yanına defnedildi.

Daha çok tiyatro alanında eser veren Namık Kemal, “Tiyatro cihanın aynıdır” sözüyle bu türe verdiği önemi belirtti. Piyeslerinde bir davaya inanmış insan tipini canlandırdı. Vatan Yahud Silistre piyesinde yurtseverlik ve kahramanlık duygularını işledi. Gülnihal’de zorbaya karşı mücadele ve intikam fikrini savundu. Akif Bey’de vatani duyguların ele alındığı ve ihanetle sonuçlanan bir aile faciası anlatılır. Zavallı Çocuk’ta yanlış ve zoraki evlilik konusu ağır basar. Celaleddin Harzemşah, üzerinde en çok çalıştığı tiyatro eseri­dir. İntibah ve Cezmi ise Türk edebiyatının ilk büyük romanlarından sayılır. Cezmi iki cilt olarak planlanmışsa da sadece birinci cildi yazılabilmiştir. XVI. yüzyılda II. Selim devrinde başlayan ve elli yıl kadar süren Osmanlı-İran savaşlarından konusunu alan eserin kahramanı gerçek bir kişidir.

Namık Kemal’in edebi tenkit, tarih, tarihi şahsiyetler, sosyal eleştiri alanında birçok eseri vardır. Hakkında daha geniş bilgi için bkz. Ömer Faruk Akün, Nâmık Kemal, DİA, XXXII/361-378; Abdullah Uçman, Cezmi, DİA, VII/513-514.

 

PROF. DR. MEHMET KANAR HAKKINDA

Prof. Dr. Mehmet Kanar, 1954 yılında Konya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Doğu Dilleri ve Türkoloji eği­timi aldı. Aynı fakültenin Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’n­de akademik kariyer yaptı. 2007 yılından bu yana Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak ders vermeyi sürdürüyor. Mehmet Kanar’ın gramer, sözlük, tenkitli neşir, dil öğretim seti, araştırma, sadeleştirme, çeviri, öy­küleştirme çalışmaları çeşitli yayınevleri tarafından yayımlanmış­tır.

Sâdi-i Şirâzî, Şeyhî, Golamrizâ E’vânî, Muhammed-i İsti’lâmî, Sâdık Hidâyet, Samed Behrengi, Franz Babinger, F.W. Hasluck ve Helmut Ritter Mehmet Kanar’ın Türkçeye kazandırdığı klasik ve modern şair ve yazarlar arasındadır.

Mehmet Kanar’ın yayınevimizden yayımlanan kitapları:

Mevlânâ, Mesnevî; Hâfız-ı Şirâzî, Dîvân; Ferîdüddîn Attâr, Esrâr­nâme ve İlâhînâme; Fahreddin Es’ad-i Gorgânî, Vîs ile Râmîn; Fuzûlî, Dîvân; Sohrâb Sepehrî, Sekiz Kitap (Bütün Şiirleri); Sâdık Hidâyet, Kör Baykuş, Seçme Eserler; Ali Muhammed-i Efgânî, Ahu Hanım’ın Kocası; Mehmet Rauf, Eylül; Ahmed Şamlu, Yüreğimin Kışlarında (Bütün Şiirleri); Sâdî-i Şirâzî, Gülistan; Bâkî, Dîvân. Kanar ayrıca Ayrıntı Türkçe Klasik dizimizde yer alan çok sayıda kitabın da editörüdür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.