×

Mutezile’nin İletişim Problemi

Mutezile’nin İletişim Problemi

Mutezile’nin İletişim Problemi

Doğru Fikirlerin Yanlış Üslupla Kaybedilişi: Mutezile’nin İletişim Problemi

İslam düşünce tarihinin en çok tartışılan, akılcı yaklaşımıyla bilinen ekollerinden Mutezile hareketi, bu kez çok farklı ve modern bir disiplinin penceresinden masaya yatırılıyor. Araştırmacı-yazar Dr. Cemil Paslı’nın kaleme aldığı 10. çalışması “Mutezile’nin İletişim Problemi (Aklın Premature Doğumu)”, Çim-Ke Yayınları etiketiyle mayıs ayında okurlarla buluştu. Eser; akıl-vahiy ilişkisi, kelam ilminin doğuşu ve İslam dünyasındaki entelektüel serüvene iletişim sosyolojisi üzerinden çarpıcı bir bakış açısı getiriyor.

İslam Dünyasında “Aklın Prematüre Doğumu”

Dr. Cemil Paslı, çalışmasında Mutezile’nin İslam medeniyetine ve felsefesine sunduğu büyük katkıların hakkını teslim ederken, hareketin kurumsal olarak sonunu getiren ve tarihsel kırılmalara yol açan asıl nedenin “iletişim yöntemlerindeki hatalar” olduğunu savunuyor. Kitabın dikkat çeken alt başlığı olan “Aklın Prematüre Doğumu” kavramsallaştırması, İslam dünyasında asırlardır süregelen akıl-kalp dengesi tartışmalarına yepyeni bir yorum getiriyor.

Yazar, kitabın temel tezini şu sözlerle özetliyor:

“Doğru fikirler, yanlış üslupla kaybedildi. Mutezile âlimleri aklı güçlü şekilde savundular; İslam’a farklı din ve kültür mensupları tarafından yöneltilen tenkitleri cesaretle cevapladılar. Ancak birçok konuda ilklere imza attıkları ve çok ön plana çıktıkları için yaptıkları iletişim hataları sebebiyle akli düşüncenin İslam düşünce tarihinde olgunlaşamadan prematüre doğmasına neden oldular.”

Yüzyıllardır Aşılamayan Erken Doğum Sancısı

Eserde yer alan tespitlere göre Mutezile hareketi, hem kurumsal olarak yükselişinde hem de iktidar desteğini kaybedip yıkılışında son derece sert etki-tepki süreçlerinden geçti. Bu hırçın ve dayatmacı süreçler, sonraki dönem İslam düşüncesinde akli yaklaşımlara karşı mesafeli, temkinli ve endişeli bir refleksin doğmasına zemin hazırladı. Kitapta yer alan “İslam dünyası bugün hâlâ bu erken doğumun etkilerini tam anlamıyla aşabilmiş değildir” tespiti ise çağdaş Müslüman toplumların zihinsel krizlerinin kökenine ışık tutuyor.

96 sayfadan oluşan bu kompakt araştırma-inceleme eseri; kelam ilmi, iletişim, düşünce tarihi ve İslam medeniyetinin entelektüel gelişim süreçleri üzerine çalışan araştırmacılar kadar, günümüz İslam dünyasının metodolojik sorunlarını anlamak isteyen okurlar için de raflarda dikkat çekici bir başvuru kaynağı olarak yerini alıyor.


Altsayfa sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.