Kendini Yazan Habitus
Türk şiirinin en sevilen isimlerinden Cemal Süreya’nın dizeleri, bu kez edebi bir yorumun ötesine geçerek sosyolojik bir laboratuvar titizliğiyle inceleniyor. VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) etiketiyle okurla buluşan “Kendini Yazan Habitus”, İkinci Yeni’nin doğuşunu toplumsal gerçekliğin aynasından yansıtarak şiir ve toplum arasındaki o gizli bağı deşifre ediyor.
Cemal Süreya Şiirinde Toplumsalın İzleri
Elyesa Koytak’ın kaleme aldığı bu kapsamlı çalışma, Cemal Süreya’nın 1950’li yıllardaki üretimlerini dönemin politik ve kültürel iklimiyle harmanlıyor. Şiirin en öznel ve kapalı taraflarında bile toplumun etkisini görmenin mümkün olduğunu savunan kitap, Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar geniş bir yelpazeyi bir araya getiriyor. Süreya’nın toplumsal deneyimi ile dizeleri arasında mekik dokuyan eser, şairin diğer sanatçılarla girdiği etkileşimleri de sosyolojik bir perspektifle ele alıyor.
Habitus Kavramına Yeni Bir Soluk
Kitap, günümüz sosyolojisinin en temel kavramlarından biri olan “habitus”u Cemal Süreya özelinde yeniden yorumluyor. Habitus ve eser arasındaki o karşılıklı şekillenme sürecini inceleyen Koytak, şiirin sadece poetik bir tartışma olmadığını; aksine sosyopolitik belirlenimlere karşı bir “kendini yazma yolu” olabileceğini gösteriyor.
“Kendini Yazan Habitus” şu kritik soruların peşine düşüyor:
-
Yeni bir şiirin doğuşu sadece teknik bir tartışma mıdır?
-
Toplumsal eylem olarak şiir, tarihsel süreçlerden bağımsız düşünülebilir mi?
-
Şiir sosyolojik bir gözle ne ölçüde açıklanabilir?
Sadece Uzmanlar İçin Değil, Şiirseverler İçin Bir Başvuru Kaynağı
Sosyoloji dünyasından edebiyat uzmanlarına, Cemal Süreya hayranlarından şiir tutkunlarına kadar geniş bir kitleye seslenen bu eser, VBKY İnsan ve Toplum Kitaplığı’nın en dikkat çeken halkalarından biri olmaya aday. Şiirin gizemli dünyasını toplumsal gerçeklerle keşfetmek isteyenler için bu benzersiz inceleme şimdi tüm kitapçılarda!
Kitaptan:
“Bu kitap şiirin doğuşunu insani bir seviyede incelemeyi amaçlıyor. İnsani seviye veya düzlem, insanın her şartta ünsiyet, ilişki, irtibat içinde oluşuna; kendi başına olmadığına işaret eder. Sosyolojinin kökeninde bulunan socius takip eden, eşlik eden anlamına gelir. Bu nedenle insanı toplumsal açıdan görmek ona eşlik eden, irtibat hâlinde olduğu gerçeklikleri araştırmanın merkezine almak demektir. Şiirin doğuşunu tam olarak insan oluşla açıklamak gerektiğinde devreye giren sosyolojik açıklama, metafizik açıklama gibi şiiri başka bir şeyin, ilhamın açıklanamaz sonucuna indirgemek yerine, şiire dışsal ama irtibatlı fenomenlerle şiir metni arasındaki ilişkiselliği kurmayı hedefler ve böylece, her bilimsel faaliyetin nesnesinin nasıl oluştuğunu açıklamakla mukayyet olmasından dolayı, bir poèmologie yahut şiirbilimi hâlini alabilir. Kısacası sosyoloji şiiri ilhamdan çok insan eseri kabul eden ve açıklayan bilimsel yollardan biri olabilir.”
Yazar Hakkında;
1989 İstanbul. Galatasaray Lisesinden mezun oldu. Sosyoloji lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesinde, yüksek lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesinde tamamladı. İstanbul Medeniyet Üniversitesinde hazırladığı doktora tezi Mesleğin Dönüşümü: Hekimler ve Avukatlar adıyla kitaplaştı ve 2023’te TÜBA TESEP ödülünü kazandı. Meslekler, elitler, sosyal tabakalaşma ve eşitsizlik konularında araştırmalarını sürdürmektedir. İki şiir kitabının yanı sıra (Hicretsizlik, 2015; Bütün Nehirler Bizimdir, 2020), bir eleştiri kitabı vardır (Anlamın Kıyameti: Modern Türk Şiiri Üzerine Denemeler, 2017). Fayrap dergisinin editörlüğünü yürütmüş olan Koytak ayrıca Ezra Pound’un üç şiir kitabını tercüme etmiştir. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde görev yapmaktadır.