John Heil’in kaleminden “İlişkiler”
Metafiziğin en temel ve bir o kadar da karmaşık kavramlarından biri olan “İlişki”, John Heil’in derinlikli bakış açısıyla yeniden tanımlanıyor. “İlişkiler”, felsefeyi yalnızca kitap sayfalarında değil, varlığın, düşüncenin ve dilin tam merkezinde arayanlar için sarsıcı bir keşif yolculuğu sunuyor.
Felsefenin “Tali” Sayılan Meselesi Merkeze Taşınıyor
Genellikle felsefi tartışmaların gölgesinde kalan ya da ikincil bir mesele olarak görülen ilişkiler kavramı, John Heil’in kaleminde ontolojik bir devrime dönüşüyor. Heil, “İlişkiler” adlı eserinde, bir şeyin bir diğeriyle kurduğu bağın tesadüfi olmadığını; aksine dil ve düşünce sistemimizin temel taşı olduğunu savunuyor. Yazar, okuru şu kritik soruların peşinden gitmeye davet ediyor:
-
İlişkilerin kendilerine has, bağımsız bir gerçekliği var mıdır?
-
Nesneler arasındaki bağlar ontolojik olarak nasıl temellendirilir?
-
İlişki kavramı olmadan bir “varlık” tanımı yapmak mümkün müdür?
Bradley’den Günümüze Metafiziksel Bir Köprü
Samet Büyükada’nın titiz çevirisiyle Türkçeye kazandırılan eser, özellikle F. H. Bradley’nin radikal görüşlerini mercek altına alıyor. Heil, Bradley’nin düşüncelerini tozlu raflardan indirip çağdaş metafizik tartışmalarının ortasına yerleştiriyor. Bu çalışma, sadece bir kavramın doğasını açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda bu alanın dev düşünürlerinin yaklaşımlarını bir araya getiren ufuk açıcı bir başvuru kaynağına dönüşüyor.
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY)’nin büyük ilgi gören Metafizik Bugün serisine eklenen bu yeni halka, felsefeyi soyut bir uğraş olmaktan çıkarıp günümüzün düşünsel ihtiyaçlarıyla buluşturuyor. Varlığın gizli dikiş yerlerini merak eden her okur için “İlişkiler”, kütüphanelerin vazgeçilmez bir parçası olmaya aday.
Kitaptan:
“Tarihsel olarak felsefi tartışmalarda ilişkiler çoğunlukla tali meseleler olarak ele alınmış, daha önemli ve acil metafizik sorunlarla hesaplaşıldıktan sonra değinilmesi gereken artık konular gibi görülmüştür. F. H. Bradley bu noktada bir istisna olarak öne çıkar. Bradley’nin ilişkiler konusundaki görüşlerini ve bunların günümüzdeki önemini kavrayabilmek, öncelikle mevcut alternatiflerin anlaşılmasını, bunun da ilişkilerin geleneksel olarak nasıl sınıflandırıldığını ve filozofların onların doğasını ve ontolojik konumunu kavramakta nasıl zorlandığını bilmeyi gerektirir. Bu konudaki tutumlar, ilişkilerin bütünüyle reddedilmesinden, her şeyin dayanağı olarak en yüksek statüyü onlara vermeye, bu yelpazedeki çeşitli ara konumlara kadar uzanır. İster sevilsin ister nefret edilsin ya da sadece tahammül etmek zorunda kalınsın, ontolojik açıdan ciddi bir metafizikle iştigal edecek hiçbir filozof ilişkileri görmezden gelemez.”
Yazar Hakkında;
St. Louis’teki Washington Üniversitesinde felsefe profesörü. Metafizik, zihin felsefesi ve bilgi teorisi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Heil, özellikle töz, özellik ve nedensellik kavramlarına ilişkin düşünceleriyle çağdaş metafizik tartışmalarına önemli katkılarda bulunmuştur. Heil, Journal of the American Philosophical Association dergisinin kurucu editörüdür ve günümüzün önde gelen analitik metafizikçilerinden biri olarak kabul edilmektedir. From an Ontological Point of View (2003), The Universe as We Find It (2012) ve Appearance in Reality (2021) gibi önemli eserleri bulunmaktadır.