Dijital fotoğraflarımızın gözümüzdeki değeri 40 TL

Dijital fotoğraflarımızın gözümüzdeki değeri 40 TL

Kaspersky Lab’ın yaptığı bir araştırmaya göre, insanlar dijital cihazlarında sakladıkları en önemli şeyin anıları olduğunu söylese de, bu anıları az bir miktar para karşılığında satmaktan çekinmedikleri ortaya çıkıyor. Türkiye’deki kullanıcıların katılımıyla yürütülen bir anketin sonuçlarına göre, insanların %73’ü için cihazlarındaki en değerli veriler, kendilerinin ve ardından da çocuklarının veya eşlerinin özel fotoğrafları. Bu değerli anıları kaybetme düşüncesini, bir araba kazası, eşlerinden ayrılma veya bir yakınları ile tartışma ihtimalinden daha korkutucu sayıyorlar. Ancak bu verileri, örneğin fotoğraflarını para karşılığında silmek gibi bir durumla karşı karşıya kaldıklarında, onları yaklaşık 40 TL kadar az bir miktar para için feda edebiliyorlar.

Sorulduğunda, insanlar yeri doldurulamaz dijital hatıralarının kalplerinde özel bir yere sahip olduğunu söylüyor. Örneğin, yarısına yakını gezdikleri yerlerin (%46), çocuklarının (%54) veya kendilerinin (%62) fotoğraflarının ve videolarının paha biçilemez olduğunu söylüyor. Ankete göre bu değerli hatıraları kaybetmek birçok insan için çok korkunç bir düşünce. Her ne kadar ilginç olsa da, söz konusu araştırmaya göre insanlar cihazlarını ve fotoğraflarını sıklıkla eşleri, arkadaşları ya da evcil hayvanlarından daha değerli olarak görüyor.

İnsanlara, bir aile ferdinin hastalanması, eşinden ayrılmak, bir araba kazası ve dijital fotoğrafların, telefon rehberinin ya da daha fazlasının kaybedilmesi gibi çeşitli olaylar sonucunda ne kadar endişe duyacaklarını soruldu. Bir aile ferdinin hastalanması, dünya çapında olduğu gibi Türkiye’deki insanlar için de yaşayabilecekleri en endişe verici olay olarak ilk sırada yer aldı. Ankete Türkiye’den katılanlar için bir cihazın kaybedilmesi veya çalınması, ikinci sırada gelen eşten ayrılma durumundan hemen sonra gelirken, dijital fotoların ve telefon rehberinin silinmesi ise önem sırasında 4. ve 5. sıralarda yerini aldı. Sosyal medya hesaplarının hacklenmesi (6), kimsenin canının yanmadığı araba kazaları (7), bir arkadaş/aile ferdi veya eşle tartışma ve ev hayvanının hastalanmasının (8) yanı sıra, iş yerinde kötü bir gün geçirmek (9), endişe verici olaylar sıralamasında daha alt sıralarda yer aldı.

Ancak, Wuerzburg Üniversitesi’nde görev yapan medya psikologlarının Kaspersky Lab için gerçekleştirdiği bir araştırma çelişkili bir sonuç ortaya çıkardı. Buna göre, insanlar her ne kadar verilerini çok sevdiklerini söylüyor olsalar da, aynı zamanda onları şaşırtıcı derecede küçük meblağlar karşılığında satmaya hazırlar.

Araştırmaya katılan kişilerden, aile ve arkadaş fotoğrafları, telefon rehberi ve kişisel dosyaları da dahil olmak üzere akıllı telefonlarında bulunan verilere maddi bir değer biçmeleri istendiğinde de şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı. Kaybettikleri takdirde çok üzüleceklerini belirttikleri verilere biçtikleri değerin bir hayli düşük olduğu görüldü. Sonuçlara göre, insanlar diğer veri türlerine kıyasla finansal detaylarına daha fazla değer biçiyor (ortalama 52,45 TL). Telefon rehberindeki bilgiler ortalamada 46,78 TL değerinde görülürken, fotoğraflar ise yalnızca 40,80 TL’ye eşdeğer bulundu.

Dolayısıyla bu deney, insanların para karşılığında elden çıkarmaya en yakın oldukları şeyin önemli olduğunu söyledikleri hatıraları olduğunu gösteriyor. Katılımcılara verilerinin silinmesi için para teklif edildiğinde (yukarıdaki fiyatlara göre) silinmesini en sık onayladıkları veri kategorileri aile ve arkadaş fotoğrafları, kişisel dosyalar ve kendi fotoğraflarıydı (hiçbir veri silinmedi).

Kaspersky Lab Tüketici İşleri Birimi Başkanı Andrei Mochola, deneyin ilginç sonuçlar verdiğini söylüyor. “İnsanlar verilerinin değerini anladıklarına inansalar da, günlük davranışları bu verilere verdikleri duygusal değeri yansıtmıyor. Bir yandan kendileri için önemli olan veri türlerinin farkında oldukları ve dijital anılarını kaybetmenin üzücü olacağını düşündükleri görünürken, diğer yandan verilerinin değeri konusunda farkındalıklarının düşük olduğu ortaya çıkıyor. Bu yüzden de verilerine biçtikleri maddi değer düşük. Duygusal olarak önemli olduğunu biliyorlar fakat değerini tam olarak bildikleri söylenemez. Paylaşmadan veya birisine verilerini silme hakkı tanımadan önce onlara verilerinin değerini hatırlatacak birine ihtiyaçları var gibi görünüyor.”

Söz konusu deney ve araştırma hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz “Risking data heartache: it hurts to lose the data you love” başlıklı rapora göz atabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.