Cevher Dudayev – Özgürlük Kolay Değil 

Park Sahaf Kitap Mezatında Çeçen direnişinin sembollerinden Cevher Dudayev’in kaleme aldıgı bir kitap aldım. işte okurken altını çizdigim birkaç paragraf:

Cevher Dudayev – Özgürlük Kolay Değil 

Turan Kültür Vakfı tarafından 1996 yılında basıldı.

Kitabın 5. sayfasında Cahar Dudayev’in kaleminden “Bazıları Türk devleti yardım etmiyor diyorlar. Bu o kadar önemli değil. Türk halkı yardım ediyor. Halk olmasa, devletin hiçbir gücü yoktur. Biz çok iyi biliyoruz ki imanlı olmayan halkın yaptığı yardımın hiçbir kıymeti de olmaz, bereketi de olmaz.” sözleri dökülüyor.

Bir Ukrayna Gazetesi olan Za Vilnu’ya röportaj veren Dudayev kitabın 66. sayfasında gazetecinin
– “Bağımsız devletin kendi ordusu olmalı mı ” sorusuna
” Tabi bizim ordumuz var. Bu Çeçen milletidir. Bizde ordunun bölümleri şöyle: ev (hane), köy, ilçe, il, cumhuriyet…. Bize karşı savaşmazlarsa, biz ordusuz bir devletiz. Bize karşı savaşırlarsa biz bir ordu milletiz.” diye karşılık veriyor.

Aynı gazetenin BM ile ilgili bir sorusuna da 68. sayfada “BM ye inanmak aldanmak kendini ateşe atmak gibidir. BM barışcı bir güç olarak kendini kaydettirdi . Ama o ABD gibi bazı ülke ve gurupların elinde köledir. BM bizim elimizi bağlayıp bizi düşmana teslim ediyor.” diyor. Muhabirin
-“BM’ye inanmazsak kime inanacağız” sorusuna ise
-“Önce Allah’a sonra kendimize” cevabını yapıştırıyor. Ve ardından muhabir soruyor
-“Öyle durumlarda bu işin adı globalleşme degil kendi evinizde kalmak olmaz mı?” Dudayev ise
-“Globalleşip başkasının evinden bıkmaktan kendi evinde kalmak iyi değil mi. Niçin insanlar kendileri için ayrı oda ev avlu alıyorlar. Niçin globalleşme diyerek konser salonlarında yaşamıyorlar. Bagımsızlık da bir milletin kendi evini yapmasıdır. Rusya ise bizi pop konser salonlarında yaşamaya zorluyor .”
-“Konseri sevmiyorsunuz?”
-” Konseri seviyorum da bizi konser gibi seyretmelerinden nefret ederim. ”

19 mayıs 1992’de bir Çeçen İnquş gazetesine verdiği röportajda da muhabirin
-“Evde kendiniz bir iş yapabiliyormusunuz?”. Sorusuna
“Evimizi kendi ellerimle yaptım. Uzman, usta istemedim. Her erkek bir ev yapmalıdır. Ben askerim. Açlık tehlike değil, mağlubiyet tehlikedir.” sözleriyle diye ders veriyor.

06 Eylül 1991 de ise bir Çeçen İnguş gazetesine verdiği röportajda ise muhabirin
-” Rusya Çeçenistan’dan ne istiyor.” sorusuna
“Biliyor musunuz üç adam esir düşmüş. Biri Fransız, ikincisi İngiliz , üçüncüsü Rusmuş. Üçüne de bir akşamlık izin vermişler ve son arzularınızı yerine getirin sonra sizi asacağız demişler. Fransız akşamı metresi ile geçirmiş. İngiliz köpeği ile seyahat etmiş. Rus köyüne gidip komşusunun buğday ambarını yakmış. Niçin böyle yaptın diye sormuşlar. Orada çok buğday vardı, beni asıyorlar o da eziyet çeksin demiş. Rus mantalitesi bu. Kendisi aç, bizim petrolü yani ambarımızı yakıyor.”

Kitabın 95.sayfasında “Dudayev, televizyonda yaptığı konuşmada köleleştirilmektense, kutsal savaş yasalarına göre onurlu bir şekilde ölmek daha iyidir” dediği yazıyor.

Kitabın 106. sayfasında Dudayev 3 Ekim 1992 de bir Kafkas gazetesine “Bugün bizde kanunlara, sözlere kimse güvenmez. Elini Kuran-ı Kerim’in üstüne koyarak yemin eden yönetici ve lider istiyor millet. Zaten bundan çekinen lider, lider değil, belki inançtan utanan bedbahttır.” demecini veriyor.

Hey gidi Çeçen Direnişi hey…

Tevfik YAZICILAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.