Zamanın Sular Altında Kalan Sırrı: Neyi Bilebiliriz?
İngiliz edebiyatının yaşayan en büyük ustalarından Ian McEwan, felsefi derinliğiyle büyüleyen, türler arası sınırları zorlayan yeni başyapıtıyla okurla buluşuyor. Yapı Kredi Yayınları (YKY) etiketiyle yayımlanan “Neyi Bilebiliriz?”, İlknur Özdemir’in yetkin çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı. McEwan, bu kez odağını kayıp bir şiirin izinde şekillenen, 2014’ten 2119’a uzanan sarsıcı bir geleceğe ve geçmişin hayaletlerine çeviriyor.
Roman, 2014 yılında büyük şair Francis Blundy’nin, eşi Vivien için yazdığı ve tek nüshasını ona sunduğu efsanevi bir şiirle başlıyor. Hiçbir yerde yayımlanmayan bu şiir, yıllar geçtikçe edebiyat dünyasında bir gizeme dönüşürken; anlatı bizi bir asır sonrasına, iklim felaketi ve nükleer çatışmalarla tanınmaz hale gelmiş 2119 dünyasına fırlatıyor. Hayalperest akademisyen Tom Metcalfe, artık tarihe karışmış olan “1990-2030 dönemi edebiyatına” duyduğu tutkuyla bu kayıp şiirin peşine düşer. Arşivlerin tozlu raflarından sular altında kalmış bölgelere uzanan bu arayış, Tom’u sadece bir edebi metne değil, Vivien’ın saklı kalmış trajedisine ve insan ruhunun karanlık dehlizlerine götürecektir.
“Neyi Bilebiliriz?”, bir bilimkurgu atmosferinde ilerleyen dedektiflik öyküsü olmasının yanı sıra, yok edilen doğaya yakılmış derin bir ağıt niteliğinde. McEwan, en yakınımızdaki insanları bile gerçekten ne kadar tanıyabileceğimizi sorgularken, felsefeyle yüklü bir yetenek gösterisi sunuyor. 296 sayfalık bu görkemli roman, 400 TL etiket fiyatıyla raflardaki yerini aldı. Geleceğin perspektifinden bugüne bakmak ve unutulmuş bir aşkın sırrını çözmek isteyenler için bu eser, yılın en nitelikli okuma deneyimlerinden birini vadediyor.