Şevket Kazan Dosyası

Şevket Kazan Dosyası

Eski Siyasi Kitapları okumaya bayılırım. Hele ki Milli Görüş Tarihi ile ilgili olanlar bir başka zevk veriyor. Baktım kimsenin kitap hediye edeceği yok, kendi siparişimi kendim verdim. gittigidiyordan verdiğim siparişler geldi. Mis gibi tarih kokuyorlar. Sırayla okumaya başladım. Dün gelen kargodaki “Müstehcen Neşriyata Savaş Açan MSP’li Adalet Bakanı ŞEVKET KAZAN Dosyası” adlı kitabı bir gecede bitirmişim.

1975 baskı yılına sahip olan kitap Milli Gazetenin muhabirleri tarafından hazırlanmış.

Mustafa Yıldırım bu konuda bilgi sahibi midir bilmiyorum ama Milli Gazetenin muhabirleri kalkıp o dönemin olup biteni aktaran bir güzel kitap hazırlamışlar.

Keşke bugün de onları takip eden ve olayları kitaplaştıran Milli Gazete muhabirlerimiz olsa. Bu arada Milli gazete muhabiri Mustafa Kılıç’ı “Türk Sorunu” kitabından dolayı tebrik etmeyi de unutmuyorum.

Kitaba dönecek olursam Milli Gazete Muhabirleri Rahmetullah KARAKAYA ve Bekir KOPAR’ın hazırladığı kitabın önsözünde ilginç bir isim var; Ahmet HULUSİ. Şevket Kazan dosyasının ön sözünde Ahmet HULUSİ ismini görünce şaşırmadım değil hani. Demek ki o da bir zamanlar Milli Görüş cevresinde yer alıyormuş. İlginç bir bilgi oldu bana.

Şevket Kazan’nın hal tercümesi faslıyla başlayan kitapta öncelikle sayın Kazanın hayatı kısaca özet geçilmişti. Türk Amerikan Derneğinde İngilizce Tercüman kurslarına devam eden Şevket Kazan portresi her ne kadar garibime gittiyse de merhum Mehmet Gönenli hoca efendiden İslami ilimler konusunda özel dersler aldığının yazılması da bir o kadar rahatlattı.

Kitap tamamen o dönemin ahlak anlayışı ve Şevket Kazan’ın o dönemdeki başarılı icraatlerini konu alıyor. Türk ahlakının çökme derecesine getirilmek istenen günlerde Ecevit hükumetinde bir bakanın ahklaksızlık ve müstehcenliğe savaş açmasını konu alıyor. Yasaklanan müstehcen neşriyatı ve onlarla bu halkı uyuşturup kendi işlerini yapmak isteyen zerzavatın çırpınışlarını yazıyor.

Örneğin kitap sayesinde ilk heykel krizinin Melih Gökçekle değil Şevket Kazanla başladığını öğrendim. Cumhuriyetin 50. yılı kapsamında Karaköy’e dikilen yarı çıplak kadın heykelinin kaldırılmasının o günlerde ne kadar zor bir iş olduğunu ama her şeye rağmen MSP li bir bakanın bunu başardığını gördüm.

O yıllarda gazete ve dergilerin hakikatten sansürlendiğini ve müstehcen yayınlara izin verilmediği bir kez daha okumuş oldum. Hatta bu nedenle kopan kıyametleri, üzerine siyah çizgi çekilen meme uçları nedeniyle “eyvah şeriat geliyor” naraları atan sözüm ona entellektüel kadın pazarlamacılarını bir bir yazmışlar kitapta.

İlginç bir not daha. Boşanmaların kolaylaşması için Şevket Kazan’ın çalışmalarını da ilgiyle okudum. “Orta mektep lise mezunu bir (everip baş göz etme) memurunun karşısında bir deha evet dedin mi güya evleniyorsun da, yüksek tahsilli diplomalı, cübbeli ve kürsülü hakim-i cumhuriyenin önünde bir sene, 5 sene, 10 sene 15 sene hatta bir dostumuz gibi 17 sene HAYIR diyorsun da nafile” sözleri özetlenen durum karşısında Şevket Kazan’ın boşanmaları kolaylaştıracak olması çok sevilmiş o dönemde.

Sonuç olarak o döneme ışık tutan bu çalışma için Milli Gazetenin yetkililerine teşekkür etmek gerek sanırım. Eyvallah….

Tevfik YAZICILAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.