Kimseler Bilmez Adımı
Amerikan Ruhu’nun Derinliklerine Bir Yolculuk: Kimseler Bilmez Adımı
Uzun yıllar romanlarının gölgesinde kalsa da denemeleriyle edebiyatın bu türünü adeta yeniden icat eden James Baldwin, en sarsıcı yapıtlarından biriyle yeniden okur karşısında. Yapı Kredi Yayınları (YKY) tarafından Modern Klasikler dizisinde yayımlanan “Kimseler Bilmez Adımı”, Bülent O. Doğan’ın yetkin çevirisiyle raflardaki yerini aldı. Otobiyografiden eleştiriye, röportajdan sosyolojik analize kadar pek çok türü iç içe geçiren bu eser, denemeci Baldwin’in dehasıyla tanışmak isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Harlem’in dar sokaklarından Amerikan Güneyi’nin yakıcı gerçeklerine, oradan Paris’in entelektüel atmosferine uzanan bu yazılarda Baldwin; Faulkner, Richard Wright, Norman Mailer ve Ingmar Bergman gibi dev isimleri mercek altına alıyor.
Hangi konuyu ele alırsa alsın dürüstlükten ödün vermeyen yazar, kişisel olanla siyasi olanı aynı potada eriterek hem düşünceye hem de duyguya hakkını teslim ediyor. Baldwin’in gücü, The New York Times’ın da belirttiği gibi, Amerikalıların kendilerini gerçeklerden korumak için ördükleri o “kalınlaşmış deriyi” kat kat soymaktaki ısrarında yatıyor.
176 sayfalık bu kült eser, belirli bir tarihsel bağlamda kök salmış olsa da güncelliğini yitirmeyen kışkırtıcı ve evrensel diliyle bugüne de seslenmeye devam ediyor. Kelimeleri benzersiz bir tutkuyla kullanan James Baldwin, “Kimseler Bilmez Adımı” ile okuru sadece Amerika’nın değil, insan ruhunun ve kimliğinin en kuytu köşeleriyle yüzleşmeye davet ediyor.



Yorum gönder
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.