José Revueltas’dan Bir Başyapıt “Hücre”
Suç ve cezanın, mahkûm ve gardiyanın birbirine karıştığı, sınırların silikleştiği bir insanlık panayırı… Meksika edebiyatının aykırı sesi, aktivist ve yazar José Revueltas’ın Latin Amerika edebiyatında bir köşe taşı kabul edilen başyapıtı “Hücre”, sarsıcı anlatımıyla okuru parmaklıkların ötesine davet ediyor. Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan bu uzun öykü, sadece bir hapishane anlatısı değil; aynı zamanda iktidarın, yoksunluğun ve kaderin kıskacında kıvranan insan ruhunun karanlık bir röntgeni.
1968 öğrenci hareketinin liderlerinden biri olarak bizzat hapis hayatının ağırlığını omuzlayan Revueltas, bu eserini nefes kesici bir teknikle, tek bir paragraf halinde kaleme alıyor. 1960’ların sonundaki bir Meksika hapishanesine odaklanan anlatı; Albino, Polonio ve Hergele isimli üç mahkûmun uyuşturucu yoksunluğuyla örülü bekleyişlerine odaklanıyor. Revueltas’ın dili, hapishane içinde kurulan yeni hapishaneleri, görünmez iktidar ilişkilerini ve insanın kendi içindeki o karanlık hücreyi eşsiz bir ustalıkla tarif ediyor.
Dünya edebiyatının dev isimleri de bu eserin taşıdığı sarsıcı gücü şu sözlerle tescilliyor:
“Revueltas, Meksika ruhunun bir sentezidir: aykırı, hırpani, yaratıcı, ümitsiz ve cin fikirli.” — Pablo Neruda “Revueltas’ın başyapıtı Hücre olmadan çağdaş Latin Amerika edebiyatını anlamak imkânsız.” — Valeria Luiselli
Daha ilk satırından itibaren okuru adeta bir mengene gibi sıkan bu yoğun anlatı, insanı kendi özgürlüğünü ve sistemin çarklarını yeniden düşünmeye zorluyor. Meksika ruhunun o yaratıcı ama ümitsiz tarafıyla tanışmak ve Latin Amerika edebiyatının bu sarsılmaz klasiğini keşfetmek isteyenler için “Hücre”, tüm kitapçılarda gerçek edebiyatseverleri bekliyor.