İslam Sanatının Zarafeti Paris’te: Hâne Sergisi Avrupa Yolculuğuna Başladı
Albayrak Grubu’nun 12 yıldır büyük bir titizlikle sürdürdüğü ve her yıl farklı bir temayla sanatseverlerin karşısına çıkan İslam Sanatları Sergileri, bu yılki “Hâne” seçkisiyle sınırları aşmaya devam ediyor. İstanbul Tophane-i Âmire’deki açılışında bir ayda 100 bin ziyaretçiye ulaşarak rekor kıran sergi, yurt dışı yolculuğunun ilk adımını dünya sanatının kalbi Paris’te attı.
7 Nisan 2026 tarihinde, Paris’in öncü kültür merkezlerinden Le Cube Garges’da gerçekleşen açılış; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yunus Emre Enstitüsü ve Paris Büyükelçiliği’nin güçlü iş birliğiyle sanatseverlerin ve uluslararası basının beğenisine sunuldu.

Kültürlerarası Bir Gönül Köprüsü
Açılış törenine Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, Garges-lès-Gonesse Belediye Başkanı Benoit Jimenez, Paris Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Dudu Keleş ve Albayrak Grubu üst düzey yöneticileri katıldı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Paris’teki ilk resmi temaslarına bu sergiyle başlamanın derin bir anlamı olduğunu vurgulayarak; “Hâne, duvarlardan ibaret olmayıp, insanın kendisini bulduğu, köklerini hissettiği ve geçmişle gelecek arasında en sahici bağı kurduğu yerdir” açıklamasında bulundu.

Disiplinlerarası Bir Deneyim: Gelenekselden Dijitale
Dijital bir sanat merkezi olarak konumlanan Le Cube Garges’ın modern atmosferi ile İslam sanatının kadim estetiği bu sergide buluştu. Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü, Paris’in İslam sanatlarını erken tarihlerden itibaren bir düşünce konusu haline getirdiğini hatırlatarak, “Dünyanın sanat merkezlerinde yeni hânelere misafir olmak ve gönül köprüleri kurmak istiyoruz” dedi. Belediye Başkanı Benoit Jimenez ise serginin Türkiye ve Fransa arasındaki kültürel iş birliğine yaptığı katkıya dikkat çekerek, ailenin önemini bir kez daha hatırlattığını belirtti.

Küresel Tanınırlık ve Kültürel Diplomasi
Yunus Emre Enstitüsü’nün dünya genelinde Türkiye ile dost insan sayısını artırma misyonuyla tam uyum gösteren sergi, Türkiye’nin uluslararası alanda itibarını ve kültürel derinliğini sergilemesi bakımından büyük önem taşıyor. Hattat İbrahim Şengül gibi usta sanatkârların eserleriyle şekillenen koleksiyon, Tunus’tan Tanzanya’ya, Özbekistan’dan İngiltere’ye uzanan 12 yıllık bu prestijli yolculuğun en anlamlı duraklarından biri oldu.
