Haliç Sanat’ta Üç Yeni Sergi
Balat’ın Tarihi Dokusunda Sanat Yolculuğu: Haliç Sanat’ta Üç Yeni Sergi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB Miras) tarafından restore edilerek şehre kazandırılan Balat’taki tarihi Fener Evleri, kapılarını üç farklı disiplinden etkileyici sergiyle sanatseverlere açtı.

Haliç Sanat 1, 2 ve 3 duraklarında sanatseverleri bekleyen bu seçkiler, dioramadan çağdaş sanata, minyatürden kavramsal sorgulamalara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. 14 Nisan – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek sergiler, Haliç’in kıyısında sanat dolu bir gün vadediyor.
Zamanın Durduğu Milimetrik Evrenler: Sessizliği Dinle
Haliç’in tarihi dokusunda, alışılmışın dışında masalsı ve bir o kadar da sarsıcı bir yolculuk başlıyor. Sanatçı Havva Kılıçbay, ilk kişisel diorama sergisi “Sessizliği Dinle” ile mekânların ruhunu mikro ölçekte yeniden inşa ederek Haliç Sanat 1’de izleyiciyle buluşuyor.
Sergi, dioramayı sadece bir modelleme sanatı olarak değil, yarım kalmış hikâyelerin anlatıldığı güçlü bir edebi dil olarak konumlandırıyor.
Kılıçbay’ın ellerinde şekillenen minyatür dünyalar; terk edilmiş bir evin önünde unutulmuş bir bisikletten, tozlu raflarla çevrili bir yazar odasına, boş bir gelinliğin bıraktığı hüzne kadar geniş bir duygusal evren sunuyor.
Kayıp, yalnızlık ve hatırlama gibi evrensel temaları milimetrik detayların içine ustalıkla yerleştiren sanatçı, izleyiciyi sadece “bakmaya” değil, o sessizliğin içindeki derin yaşam izlerini “hissetmeye” davet ediyor. Sanatçının “Bakmak yetmez, hissetmek için durmak gerekir” felsefesiyle şekillenen bu seçki, zamanın içinde donmuş anları yeniden görünür kılıyor.
Diorama sanatının sunduğu görsel zenginliği hikâye anlatıcılığının felsefi derinliğiyle birleştiren “Sessizliği Dinle”, izleyicinin kendi hafızasıyla bağ kurabileceği sessiz ama bir o kadar da gürültülü bir karşılaşma alanı yaratıyor. Haliç’in kıyısında, küçük bir kutunun içine sığdırılmış devasa hayat hikâyelerini keşfetmek isteyenler için bu sergi kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.


Zihnin Görünmez Yüklerinden Arınma: Topraklanma
Sanatçı Çağla Celayir, kavramsal derinliğiyle dikkat çeken “Topraklanma” başlıklı sergisiyle, insan ruhunun ve hafızasının en kuytu köşelerine bir yolculuk başlatıyor. Küratörlüğünü Şerif Yaşar’ın üstlendiği bu özel seri, Balat’ın tarihi dokusundaki Haliç Sanat 2’de izleyiciyle buluşuyor.
Sergi, “topraklanma” kavramını teknik bir terim olmanın çok ötesine taşıyarak, onu hafıza ve zaman ekseninde felsefi bir metafora dönüştürüyor.
Elektriksel anlamda bedenin fazlalık yüklerini nötralize eden toprak, Celayir’in dünyasında insan zihninin ve deneyimlerinin biriktirdiği o görünmez, ağır yükleri taşıyan devasa bir hafıza alanı olarak yorumlanıyor.
Toprak burada sadece “gömen” ya da “saklayan” pasif bir yüzey değil; geçmişi dönüştüren, yeniden anlamlandıran ve yeni varoluş biçimlerine kapı açan canlı bir arşiv olarak konumlanıyor. Sanatçı; yumurta, kafatası, kök, fiş ve göz gibi güçlü semboller aracılığıyla doğa ile teknoloji, organik olan ile yapay olan arasındaki o ince ama gerilimli bağı sorguluyor.
“Topraklanma”, sadece estetik bir seyir sunmakla kalmıyor; izleyiciyi bastırılmış duygularıyla, kişisel hafızasıyla ve içsel yükleriyle yüzleşmeye davet eden düşünsel bir alan yaratıyor. Arınmanın bir ötesine geçerek, insanın kendi geçmişiyle kurduğu eleştirel bir temas biçimi sunan bu çağdaş sanat deneyimi, kolektif hafızanın katmanları üzerine düşünmek isteyen herkes için sarsıcı bir durak niteliğinde.


Minyatürün Büyülü Merceği: Tavşan Deliği
Geleneksel minyatür sanatının zarif detayları, dünya edebiyatının en fantastik hikâyelerinden biriyle Balat’ta buluşuyor. Minyatür sanatçısı Emine Navruz, “Tavşan Deliği” başlıklı sergisinde, Lewis Carroll’ın ölümsüz eseri *“Alice Harikalar Diyarında”*yı alışılmışın dışında, eğlenceli ve modern bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.
Haliç Sanat 3’ün tarihi atmosferinde kapılarını açan sergi, izleyiciyi bildiğimiz dünyanın kurallarının dışına, küçük ama devasa bir hayal gücü evrenine davet ediyor.
Navruz, Alice’in o meşhur macerasını iskambil kartlarının sınırlı ama imkânlarla dolu alanına taşıyor. Her bir kart; gülümseyen kraliçeler, şaşkın tavşanlar ve tersine dönmüş mantık kurallarıyla hem tanıdık hem de tamamen özgün bir sahneye dönüşüyor.
Minyatürün sunduğu o mikro ölçekli dünya, ciddiyeti hafifleten bir mizahla birleşerek bilinçaltının renkli kıvrımlarına açılan bir kapı haline geliyor. Sergide ölçüler kayboluyor; anlam küçüldükçe bakış derinleşiyor ve detaylar izleyiciyi içine çekiyor.
“Tavşan Deliği”, sadece bir edebiyat uyarlaması değil; gerçeği eğip bükerek yeniden keşfetmenin, küçüldükçe büyümenin ve çocuksu bir merakla düşlere dokunmanın sanatsal bir manifestosu. İzleyiciyi kartların arasına eğilip kendi unuttuğu düşlerini aramaya çağıran bu sergi, Haliç’in kıyısında fantastik bir keşif rotası sunuyor.


Ziyaret Bilgileri
İBB Kültür ve İBB Miras iş birliğiyle düzenlenen bu üç sergi, birbirine yürüme mesafesindeki galerilerde peş peşe ziyaret edilebilir.
-
Tarih: 14 Nisan – 19 Temmuz 2026
-
Saatler: 10:00 – 17:00 (Pazartesi günleri kapalıdır)
-
Giriş: Ücretsiz



Yorum gönder
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.