Hafıza Labirentlerinde Bir Şehir Yüzleşmesi: Kentte Bile Bahar
Hafıza Labirentlerinde Bir Şehir Yüzleşmesi: Kentte Bile Bahar
Ahmet Erkam Saraç, ilk kitabının ardından merakla beklenen ikinci öykü durağı “Kentte Bile Bahar” ile mayıs ayında Can Yayınları etiketiyle okurlarını selamlıyor. Şehirle, hafızayla ve insanın kendiyle kurduğu amansız yüzleşmelerle örülü bu eser, çağdaş öykücülüğümüze çok katmanlı bir soluk getiriyor.
Melankoli, İroni ve Kentli Yalnızlık
Saraç; ironiyi melankoliyle, iç sesleri ise masalsı bir anlatımla harmanlayarak modern insanın çıkmazlarını politik alegoriler üzerinden işliyor. Çengelköy’ün kıyılarından Akmar Pasajı’na, lise koridorlarından hayalî semtlere uzanan bu öykülerde, bahar sadece takvimsel bir değişim değil; bastırılmış arzuların ve ertelenmiş hayatların yeniden filizlenişini temsil ediyor.
Unutulmuş Sızıların İzinde
“Bahar gerçekten kentte bile bahar mıdır, yoksa her filizlenişin altında unutulmuş bir sızı mı saklıdır?” sorusunun peşine düşen yazar, okuru karakterlerin hafıza labirentlerinde bir yolculuğa çıkarıyor. Kitapta yer alan karakterler; geçmişe saplanıp kalanlar, her gün başka bir kimliğe bürünenler ve otoritenin gölgesinde nefes almaya çalışan sıradan ama sarsıcı insanlardan oluşuyor.
Düş kırıklıklarını çay ocaklarının yapış yapış masalarında, yırtık ayakkabıların sızısında ve toplumsal suskunlukların derinliğinde anlatan “Kentte Bile Bahar”, 96 sayfalık yoğun anlatımıyla raflardaki yerini aldı.
Altsayfa sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



Yorum gönder
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.