Sessizliğin Hüküm Sürdüğü Bir Dünya: Guido Morselli’den “İnsanlığın Sonu”
Modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki en derin kırılganlıklarını mercek altına alan sarsıcı bir kıyamet tablosu okurla buluşuyor. İtalyan edebiyatının en özgün ve trajik kalemlerinden Guido Morselli’nin, kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı eşsiz romanı “İnsanlığın Sonu”, Şubat ayı itibarıyla Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Modern dizi kapsamında yayımlanan bu eser, post-apokaliptik bir atmosferde insanın kendi varlığıyla baş başa kalışının sarsıcı hikâyesini anlatıyor.
Alpler’deki ıssız evine çekilen anlatıcı, intihar etmeyi planladığı karanlık geceyi atlatıp hayata geri döndüğünde, dünyanın ürpertici bir sessizliğe gömüldüğünü fark eder. Kasabalar, oteller, sınırlar ve yollar olduğu gibi durmaktadır; ancak dünya üzerindeki tüm insanlar bir anda, hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Yeryüzündeki “son insan” olan anlatıcı, hem insanlığın yokluğunun yarattığı o devasa boşlukla hem de tek başına kalmış varoluşunun dayanılmaz ağırlığıyla yüzleşmek zorunda kalır. Leyla Tonguç Basmacı’nın özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan 144 sayfalık bu roman, okuru “iz bırakmadan yok olma” arzusu ile “var olmanın dehşeti” arasında tekinsiz bir sorgulamaya sürüklüyor.
Publishers Weekly tarafından “Varoluşun ağırlığı ve yalnızlığın dehşeti üzerine çarpıcı, derinlikli bir meditasyon” olarak tanımlanan “İnsanlığın Sonu”, 220 TL etiket fiyatıyla raflarda. Morselli’nin kaleminden süzülen bu hüzünlü ve yabancılaştırıcı atmosfer, insanlığın fiziksel varlığı çekildiğinde geriye kalan o çıplak gerçekliği keşfetmek isteyen her edebiyatsever için sarsıcı bir başvuru kaynağı.