Diyarbakır’ın Çöpleri

Diyarbakırlı çöplerini 6. katın 7. katın balkonundan sokaklara atıyormuş. Belediye başkanı Osman Baydemir bile illallah demiş ve Diyarbakırlılara çağrıda bulunmuş. Baydemir “Uzaylılar gelip bu kenti kirletmiyor. Artık apartmanların 5. veya 7. katlarından çöp atmaktan vazgeçin. Bu Diyarbakırlıya yakışmaz” demiş ve ardından ekiplere bu sözünü çerçeveletip sokaklara asılmasının emrini vermiş. Yahu bu ülke hakkatten çok garip….

Okumaya devam et

Çingene İşte…

Çingene İşte… hayat tatlı bir oyundur bazen ilaçlar acı gibi gelir ama her zaman martılar ağlamaz bir yerlerde. mutluluk saçarlar bir geminin peşinde güvertedeki sevgililere. kimi martı olmak ister kimi ise güvertedeki sevgili. kimse merak etmez gemi nereye gidiyor ve kimdir onun kaptanı. Bir çingene ise her zaman kaptan olur ve özgürlüğe yelken açar. Tevfik…

Okumaya devam et

Bir Pazar Günü

Bir Pazar Günü Saadet Partisi İstanbul Gençlik Divan toplantısındaydım…azmin,çalışmanın ve hizmetin ne demek olduğunu gözler önüne seren yaşıtları pazar gününün dinlenme anlamına geldiğini düşünüp yataklarından çıkamazken sabahın bir vaktinde inançları ve idealleri uğruna biraraya gelen insanlarlaydım… Bir uçtan bir uca Şileden Büyükçekmece’ye her ilçeden gelen saadet kurmayları TV 5 genel yayın koordinatörü Yusuf Kaplanın “yahu…

Okumaya devam et

Bir İnsanı Tanımak

“Bir insanı tanımak istiyorsanız onu yüksek bir mevkiye geçiriniz” Demokrasiye tamamen karşıyım. Şunu açıkça ifade edeyim ki ben demokrasiyi istemiyorum. Demokrasi, demokrasi diye öten papağanların anlattığı demokrasi bana hiçbir şey ifade etmiyor. Bu demokrasi nameleri nedir? Demokrasi halkın kendi kendini idare ettiği bir yönetim biçimidir. Halkın seçtiği insanlar bu demokraside birbirini yemekle meşgulse… Bu ülkede…

Okumaya devam et

Bir Bayram Sabahı

Bir Bayram Sabahı yeni bir bayram, yine bir bayram ve ben yalnızım. dışarda yağan kar bedenimin içinde yağıyor sanki ve üşüyorum. donasıya üşüyorum. yalnızlıktan mı, yar sızlıktanmı bilmiyorum bir üşüme aldı beni. hayat diyorum ne kadar kısa ama ne kadar bitmez geliyor bize. bir bayram daha çiziyorum hayat ufkumdan kayıp giden . bir bayram daha….

Okumaya devam et

Bil Ki O Bayrak nesilden Nesile Emanettir

BİL Kİ O BAYRAK NESİLDEN NESİLE EMANETTİR Tüm halkımızın gözü önünde o bayrağı indirmek hatta çiğnemek gafletinde bulunanlar Kürtçülük ve Türkçülük illetleri ile birbirinin kanına ekmek doğrayanlar bilsinler ki o bayrak bize Atatürk’ ten emanettir. Hayır! O bayrak, Sultan Reşat’ ın emanetidir, Vahidettin’ e Sultan Abdülhamit’ in emanetidir. O bayrak bize Osmanlı’ dan emanettir. Sanılır…

Okumaya devam et

Beyamca

Beyamca Yeşillikler arasında ufak bir patikadan ilerliyorsunuz. Öyle ufak dediğime bakmayın hani İstanbul varya onun sokakları gibi bir patika. İki aracın yanyana geçtiği, kaldırımlarındaarabaların değil insanların gezdiği, kimi yerde menekşelerin kimi yerde papatyaların bulunduğu bir patikadasınız. Yürüyorsunuz; çevrenizde yüksek yüksek binalar, siz binaların önünde yürüyorsunuz. Yeşillikler arasından kimi zaman yükseklikleri farkediyorsunuz. Hani beton olduklarını bilmeseniz…

Okumaya devam et

Ben Seviyorum Yağmuru

Ben Seviyorum Yağmuru gezmesini ıslanmayı deli gibi nedense hep hatıralarımı yıkıyormuş gibi hissediyorum gökkuşağını arıyor gözlerim ama gökkuşağının benden haberi yok nerde kim bilir kimlerin gözlerine hitap ediyor ve kim bilir hangi küçük çocuğun gözleri parlıyor onu görünce kim bilir belki de benden fazla hayal kurmayı seven bir çocuğa gülümsüyordur sessizce hatta biliyor musun her…

Okumaya devam et

Azarbaycan’ın ilişkileri

Azarbaycan’ın ilişkileri En uzun sınır komşusu olarak Azerbaycan – İran ilişkisini gözden geçirmek gerekir öncelikle. Doğal olarak oluşan uzun sınır komşuluğu dışında bu iki ülkeyi birbirine bağlayan asıl önemli nokta Güney Azerbaycan’ın bu gün İran sınırları içersinde olmasıdır muhakkak ki. Bu gün İran da yaşayan Azeriler’in sayısı Azarbeycan sınırları içersinde yaşamakta olan toplam azeri sayısından…

Okumaya devam et

Ayşe nin Gökkuşağı

Ayşe nin Gökkuşağı Önce babasını almışlardı elinden ve şimdide annesini alıyorlardı ve çocukluğunu. İbrahim hücresinde ya sabır diyerek oturduğu uzun gecelerde hep Hümeyra’ sını ve biricik Ayşe’ sini düşünmüştü. Bir gün diyordu kendine, bir gün bitecek bu zulüm. Kendisini götürürlerken kızına dediği gibi gökkuşağının altında yağan yağmurdan sessizce ıslanarak bakacaklardı geleceğe. İbrahim’ in suçu büyüktü…

Okumaya devam et